Gündem Postasi

Damar Hastalıkları Nelerdir

Damar Hastalıkları Nelerdir
06 Haziran 2018 - 14:25 'de eklendi ve 80 kez görüntülendi.

Damar hastalıkları çeşitli nedenlere bağlıdır, buna göre şu şekilde sıralana­bilir:

Doğumsal kalp ve damar anomali­lerinin bir bölümünde çocuğun derisi, özellikle dudakları mor renktedir (ma­vi çocuk). Diğer bölümü ise bu belirti­yi vermez. Her iki gurupta da hareket­le meydana çıkan kalp yetersizliği bul­guları vardır. Çocuğun en basit koş­mada bile nefes nefese kalışı, dudak ve derisinin morarması dikkati çekmeli­dir.

Koroner damarların hastalı­ğı son yıllarda insanlığı tehdit eden en önemli hastalığıdır. Kalbi besleyen ko­roner damarların damar sertliği nedeni ile daralması veya tıkanması ile kalp kasının açlığına neden olur. Erkekler­de kadınlara oranla dört defa fazla gö­rülür.

Angina Pectoris (anjin), koro­ner damarların kan dolaşımında yeter­sizlik olduğu zaman duyulan ağrıya verilen isimdir. Sternum kemiği (göğüs önündeki düz kemik) arkasında duyu­lan bu ağrı, yorgunluk, heyecan, fazla yemekten sonra meydana çıkar. Ağrı sol koltuk altına, boyuna, omuza ve karına yayılabilir. Sol koltuk altından kol ve bileğe kadar inebilir. Hasta göğsünün üstünde de bir ağır­lık hisseder. Keskin bir sancı şeklinde değil, ağrı şeklindedir. Genel olarak birkaç dakika sürer, nadiren bir saat kadar uzayabilir. Uzadığı zaman anjin­den ziyade infarktus (tıkanma) akla gelmelidir.

Koroner anjini olan kimse kriz anında hemen yatarak istirahat ederse ve daha evvel verilmiş olan ilacını kullanırsa çabuk toparlanır.

Miyokard înfarktüsü (koro­ner damar tıkanması), damarın besledi­ği kalp kasının, anjinde olduğu gibi kı­sa süreli değil, uzun süre kan açlığına uğraması demektir. Bu nedenle göğüs­teki ağrı daha şiddetli ve daha uzun sü­relidir. Hasta bu sırada şok’a girebile­ceği gibi, kalbin durması ile ani olarak kaybedi lebi lir. Hastada soluma güçlüğü vardır, huzursuzdur. Cilt soğuk, soluk ve terlidir. Mide ağrısı veya bulantısı vardır.

Böyle bir tablo ile karşılaşıldığı za­man yapılacak ilk iş hastayı nerede ise orada istirahate sevketmektir. Bulun­duğu yerde sırtüstü yatmasını ve sukü- leti sağlamalıdır. Bundan sonra bir kalp hekimi oraya davet edilmelidir. Yapılacak en kötü iş ise, hastayı topar­layıp türlü sıkıntılarla hastaneye veya doktora taşımaktır.

A rterioskleroz (damar kireç­lenmesi), damar kenarlarının kalınlaş­ması, sertleşmesi, elastikliğini kaybet­mesi ve daralması ile meydana çıkan bir hastalıktır. Damarı bu hale getiren öncelikle lipitlerin (yağlar ve yağ kö­kenli maddeler) duvarda birikmesidir. Bu arada kolesterin (yine yağ kökenli madde) ve kireçlenmelerin eklenmesi ile çeşitli büyüklükte plaklar oluşur. Daha sonraları bunların üzerinde top­lanan kan elemanlarından pıhtılar olu­şur.

Arteriosklerozun meydana çıkışın­da aileden gelen bazı etkenlerin rolü vardır. Anne veya babasında erken arterioskleroz olan insanlarda, bu has­talık sıklıkla ve erken gelişir. Ancak sı­nırlı yağ yemekle, sıvı nebati yağ kul­lanmakla bu sonuçtan kurtulmak mümkündür.

Arterioskleroz sessiz gelişen bir has­talıktır. Hafıza zaafı, olayları karıştır­mak ve kişilik değişikliği gibi belirti­lerle kendini gösterebilir. Bazen koro­nerlerdeki daralmalara bağlı belirtilerle ortaya çıkar. Tansiyon yüksekliği ve buna bağlı felçler bazen birdenbire or­taya çıkabilir.

Tansiyon Y ü k s e k l i ğ i de ar­terioskleroz gibi kalıtımla ilgilidir. Yüksek miktarda tuz yiyen insanlarda daha sık görülür. İnsanda tansiyon yüksekliği sıklıkla otuz yaşlarında baş­lar. Hasta, yorgunluktan, çarpıntıdan, uykusuzluktan ve baş ağrılarından ya­kınır. Özellikle ağır iş yaptığı zaman, masa başında çalıştığı zaman veya kızdığı zaman tansiyonu yükselir.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER