Gündem Postasi

Kalp Krizi

Kalp Krizi
06 Haziran 2018 - 2:04 'de eklendi ve 59 kez görüntülendi.

Hiç durmadan çalışıp, hayatınız boyunca litrelerce kanı pompalayan kalbiniz gün gelir size isyan edebilir.   O güne kadar sağlıksız olarak tükettiğiniz besinlerden tutunda, hareketsiz olarak geçirdiğiniz yılların, ekmek almaya bile arabayla gittiğiniz günlerin hesabını bir dakikada soruverir. Bu yazımda;

Kalp krizi

Kalp krizi belirtileri

Kalp krizi riski nasıl azaltılır

Kriz sırasında yapmamız gerekenler

Kalp krizi geçiren hastaya ne tür tedavi uygulanır,

Anjio ( anju ) ve bypass detaylı ve doğru bilgiyi bulabileceksiniz. Ayrıca, risk grubunda olup olmadığınıza karar vereceğiniz ne gibi önlemler ile durumu atlatabileceğinizi çevrenizde böyle bir durumla karşılaştığınızda hastanın kalp krizi geçirdiğini nasıl anlayacağınız konusunda bilgi sahibi olmanızı sağlayacak, hayatınıza yön verecek bir yazı olacağını öngörüyorum.

KALP KRİZİ

Öncelikle kalp krizini ve kriz esnasında insanların ne hissettiğine değinelim. Kalp vücuda kan pompalayarak bütün vücudun besin ve oksijen ihtiyacını karşılar. Peki kalbin bu kendi besin ve oksijenini karşılamak üzere var olan damarlar tıkanırsa ne olur ? Tabi ki kalp kası hücreleri beslenemediği ve oksijen alamadığı için hızlı bir şekilde ölmeye başlar. İşte kalp krizinin kabaca hepimizin anlayabileceği tabiri budur.

Biraz detaya girecek olursak;

Kalp kasları kanı, koroner atardamarlar diye adlandıran damarlar vasıtasıyla alır. Kanımızda bulunan kolesterolün fazlası bu damarlarda birikmeye başlar ve zamanla plak denilen yapıları oluşturur. Bu aslında damar sertliği denilen hastalığı oluşturur. Damar sertliği ile ilgili daha fazla bilgi ise Damar Sertliği Başlıklı makalede mevcut. Anlatmaya devam edece olursak kan akışı zorlanan bu damar zamanla tamamen tıkandığında kalp krizi başlamış olur.

 

Kalp krizi esnasında insan ne hisseder yani belirtileri nelerdir. Şimdi bunlardan bahsedelim.

KALP KRİZİ BELİRTİLERİ

Kalp krizinin belirtileri her kişide aynı olmamakla birlikte sıklıkla görülen belirtileri sıralayalım.

1. Kalp krizi belirtileri arasında en çok karşılaşılan.Göğüsün orta yerinde baskı ve ağrı hissedilmesidir.

 

Toplum olarak o kadar ihmalkarız ki, bana bir şey olmaz, birazdan geçer, arada geliyor gidiyor işte, deyip geçiştirdiğimiz bir çok şey önemli hastalıkların belirtileri olup çıkıveriyor karşımıza. Bu belirtileri ertelediğimiz her dakika erken teşhis diye tabir edilen dönemi kaçırmış oluyoruz. Göğüste beliren bu baskı ve ağrı bir kalp krizi belirtisi olabilir ihmal etmemeniz hayatınızı kurtarabilir.

2. Bu kalp krizi belirtilerinden bu belirtiyi dikkatli okumanızda fayda var. Çünkü kimsenin aklına çene ağrısının kalp krizi belirtisi olabileceği gelmeyecektir. Çenede uyuşma ve ağrı hissedildiğinde kalp krizi belirtilerinden başka bir belirti daha varsa dikkat edilmesi gerekmektedir. Herhangi bir acil kliniğinde EKG çektirebilirsiniz.

 

3. Kalp krizi belirtilerinde tek bir kolda veya her iki kolda birlikte, sırtınıza, boynunuza hatta midenize yayılan bir ağrı söz konusu olabilir. Bu kalp krizi belirtileri olan ağrıların hepsi birden görülebileceği gibi bir veya birkaçı da görülebilir. Kalp krizi belirtilerini iyi okumak saniyelerin bile önemli olduğu bu krizde hayat kurtarabilir.

Aşağıdaki resimde kalp krizi belirtileri olan ağrıların dağılımı görebilirsiniz.

 

4. Göğsünüzde sanki biri oturuyor gibi bir baskı veya ağrı ya eşlik eden nefes darlığı yaşıyorsanız bununda kalp krizi belirtileri arasında olduğunu unutmayınız.

 

5. Şimdi anlatacağım kalp krizi belirtileri diğer belirtilere göre daha az karşımıza çıkmaktadır.Yinede anlatmakta fayda olacağını düşünüyorum.

– Yukarıda saydığım kalp krizi belirtilerinin yanında aşırı terlememidede bulantı ve baş dönmesi de kalp krizi belirtileri arasında sayılabilir.

KALP KRİZİ RİSKİ NASIL AZALTILIR

Kalp krizinin neden oluştuğunu ve kalp krizi belirtilerini buraya kadar öğrenmiş olduk şimdi kalp krizi riski nasıl azaltılır bunun üzerinde duracağım.

Yıllar geçtikte değişen şey sadece saçlarınızın beyazlaması, yüzünüzde beliren kırışıklıklar değildir. Kalbinizde yaşlanıyor. Yaşımızı değiştiremeyiz değil mi? O zaman bunu bir kenara bırakalım.

Peki cinsiyetin kalp krizi riskine etkisini biliyor musunuz ? Erkekler kadınlara göre daha fazla kalp krizi riski taşırlar. Cinsiyetimizi değiştiremediğimize göre bunu da bir kenara bırakalım.

Ailenizde 50-55 yaşından önce KKH dediğimiz yukarıda da bahsettiğimiz koroner kalp hastalığı varsa daha fazla risk taşımanız olası bir durumdur. Genetik olan bu durumu da değiştirmek imkansız görünüyor.

Şimdi diyeceksiniz ki kalp krizi risk faktörlerinin hiç birini değiştiremiyoruz peki nasıl azaltacağız kalp krizi riskini. Değiştirilemeyen faktörler olduğu gibi elbette kalp krizi riskini düşüren faktörlerde vardır. Örneğin; derhal sigarayı bırakmanız potansiyel kalp krizi riskini büyük ölçüde azaltacaktır. Bu değiştirilebilir risk faktörlerini sıralayacak olursak,

  • Sigarayı bırakın
  • Beslenmenize dikkat edin.

Bu maddeyi açmakta fayda olacağını düşünüyorum çünkü beslenmemize dikkat edeceğiz de fakat nasıl ? Öncelikle besinleri yağlar, karbonhidratlar , ve proteinler olarak üç ana gruba ayıralım.

Yağlardan yapacağınız en iyi seçim zeytin yağı ve konola yağı olarak görülmektedir. Yemeklerinizde öncelikle bu yağları tercih etmelisiniz. Ayçiçek yağı ve mısır yağını ikinci plana atmalısınız. İçeriğinde fazlaca yağ bulundurmasından dolayı mayonez ve salata soslarından bahsedeceğim. Salata hakkında doğru bildiğimiz bir çok yanlış bulunmaktadır. Daha fazla bilgiyi Salata İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar başlıklı makalede yazdım okuyup öğrenebilirsiniz. İlla ki mayonez ve salata soslarından vazgeçemiyorum diyorsanız, light olanları mevcut onlardan tüketebilirsiniz. Ancak çok iyi bir seçim olmadığını da bilmenizde fayda var. Bunların dışında katı margarini, şeker katılmış fındık, fıstık ezmelerini kalp krizinden korunma ve kalp dostu beslenme adına sofranızdan kesinlikle kaldırmalısınız.

 

Karbonhidrat grubu besinlerden bahsedecek olursak, bu grupta bunu yerseniz hiçbir sakıncası yok diyebileceğimiz bir besin bulunmamaktadır. Dersek zaten eğer ‘Ekmek yemeyin’ diye haykıran Canan Karatay hocanın diline düşeriz gibi geliyor. En iyi seçim diyebileceğimiz bir seçim olmaması ile birlikte en azından beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, yulaf ekmeğini az miktarda tüketebilirsiniz. Pirinç yerine bulguru, makarnayı çok seviyorum diyorsanız da sebzeli makarna çeşitlerini tercih edebilirsiniz. Lakin yağ ve şeker içeren her türlü mamülden, bisküvilerden ve krakerlerden uzak kalmak kalp krizi riskinizi azaltmada çok büyük önem taşımaktadır.

 

Protein gruplarına geçtiğimizde her türlü balık ve su ürünleri kalbinizin dostu olarak çok iyi bir seçim. Tavuk hindi gibi kanatlı hayvanların ise derisiz beyaz etlerini tüketmek gerekmektedir. Yağları ayrılmış dana eti ve kuzu eti de iyi bir seçim olacaktır. Tabi ki bu grupta da dikkat etmeniz gereken besinler mevcut. Salam sucuk ve sosisler sizin için kötü bir seçim olacaktır.

 

Meyvelerin hiç birinin kalp krizine olumsuz etkisi yoktur. En güzel seçimleri ise kiraz, çilek, yaban mersini, portakal ve elma oluşturmaktadır.

  • Hareketsiz yaşam tarzından uzak durmanız gerekmektedir.

Mesela hadi bugünde asansör kullanmadan evinize veya iş yerinize gidin. Ekmek almaya giderken her zaman gittiğiniz yerden değilde birazcık yolu uzatarak gidin. Çıkın, gezin, yürüyüş yapın. Özellikle ofis çalışanları, uzun süre kımıldamadan oturarak çalışanların da kalp krizi belirtilerini yaşama olasılığı daha yüksektir.

  • Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol kalp krizi riskini çok fazla yükselten etkenlerdendir. Eğer yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol hastalığınız hali hazırda var ise sizlerin daha çok dikkatli olması ve bu hastalıklarınızı kontrol altında tutmanız gerekmektedir.
  • Fazla kilolar günümüzde neredeyse sadece görüntü kötülüğünden dolayı istenmez hala gelmiştir. Sağlıklı yaşam için spor yapıyorum diyenlerin bile bilinç altında daha güzel ve daha fit olmak yatıyor. Ne olursa olsun yeter ki fazla kilolarınızdan kurtulun. Bir çok hastalığın tetikleyicisi ve sebebi olduğu gibi obezite kalp krizi riskini artıran ve tetikleyen bir durumdur.
  • Şeker hastalığı da kalp krizini tetikleyen önemli bir nedendir. Şeker hastalığınız var ise bunu kontrol altında tutmanız, düzenli takip etmeniz ve ona göre beslenmeniz gerekmektedir. Bu beslenme tarzının sizin için bir diyet olmaktan çıkıp bir yaşam tarzı olması gerekmektedir. Ancak bu şekilde şeker hastalığının getirdiği diğer risklerden ve olası kalp krizi riskinden kurtulabilirsiniz. Şeker hastalığı hakkında daha detaylı bilgi almak için sitemizde bulunan Diyabet başlıklı yazımıza başvurabilirsiniz.

KALP KRİZİ ESNASINDA YAPILMASI GEREKENLER

Bu kısmı çok dikkatli okuyun ki, olası bir kalp krizi esnasında yapacağınız küçük bir müdahale hayatınızı kurtarabilirken aksine kötü sonuçlar doğurabilir. Yukarıda anlattıklarım doğrultusunda Kalp krizi esnasında yapılması gerekenleri neden sonuç ilişkisine bağlayarak açıklayacağım.

  1. Öncelikle yalnız iseniz telefonla yakınlarınıza ve 112 Acil yardım hattına haber veriniz. Kapıyı da açık bırakınız ki gelenlerin işini kolaylaştırıp size daha rahat ulaşmalarını sağlamış olursunuz.
  2. Aspirin kanı akışkanlaştırdığı için kriz sırasında suyla birlikte aspirin almanızda fayda var. Kesinlikle başka bir şey yemeğin ve içmeyin. Özellikle en sık yapılan bir hatadan bahsetmek gerekirse oda ağrı kesici kullanmak olacaktır.
  3. Bildiğiniz gibi kalp krizi kalbinizi besleyen damarların tıkanması sonucu oluşmaktadır. Kuvvetli bir öksürük bu akışı geçicide olsa artırır. Burun deliklerinizi elinizle kapatarak kuvvetlice öksürün.
  4. Nefes almakta güçlük çekeceksiniz. Aldığınız nefes zaten az. Aldığınız nefesteki oksijen oranını artırmak faydalı olacaktır. Bu yüzden camı açıp içeriye temiz hava girmesi önemlidir.
  5. Kalp krizi esnasında mümkün olduğunca ayakta durmayız. Oturun veya hemen uzanın. Nedenini soracak olursanız. Kalp krizi geçiren bir hastaya, hastahanede müdahale esnasında hastanın bilincinin açık olması gerekmektedir. Ayakta iken düşebilir ve başınızı bir yerlere çarpabilirsiniz. Bu sebepten dolayı kalp krizi esnasında ayakta durmamanız sizin lehinize olacaktır.
  6. Soğuk veya sıcak su ile duş fikri aklınıza geldiyse hemen aklınızdan çıkarın onu. Çünkü özellikle de soğuk su damarların daralmasına sebep olur ve damarlarda kan akışı zorlaşır.

YANIMIZDA KALP KRİZİ GEÇİREN BİRİNE NASIL YARDIM ETMELİYİZ

  1. Ülkemizde maalesef en çok yaşanan bir durumdan konu açayım. Sağlık konusunda bilginiz ve deneyiminiz yoksa kalp krizi belirtileri gördüğünüz hastaya müdahalede etmeyiniz. İyi niyetli olarak yaptığınız şey kötü sonuçlar doğurabilir. Müdahale kastım bilinçsizce yapılan kalp masajı, sunii teneffüs vb.
  2. Çok yapılan bir hatadan daha bahsetmek gerekirse, o da kendimize veya başkasına ait olan kalp ilaçlarını kriz geçiren hastaya vermek olacaktır.
  3. İlk yapacağınız şey kesinlikle 112 Acil Yardım hattını aramak ve ambulansı beklemek olacaktır.
  4. Ambulansı beklerken hasta ayakta ise onu uygun bir yere yatırmalısınız. Ayaklarını kalbini seviyesinden daha yukarı kaldırmalısınız ki kalbe kan akışı daha rahat ve hızlı olsun.
  5. Üzerinde sıkı gördüğünüz kemer, kravat gibi kıyafetleri gevşetebilirsiniz.
  6. Yapabilecekleriniz bunlarla sınırlıdır. Unutmayın sizin o esnada asıl göreviniz hastayı en yakın hastaneye ambulans ile ulaşmasını sağlamaktır.

KALP KRİZİ GEÇİREN HASTAYA NE TÜR TEDAVİ UYGULANIR

Kalp krizi belirtileri sonucu hastaneye gittiğinizde ilk olarak yapılacak tedavi aspirin çiğnetilmesi olacaktır.Bir yandan asprin çiğnetilirken diğer yandan acilen damar yolunun açılması ve tıkanıklığın giderilmesi gerekmektedir.

Anjio (anju )

Anju gerektiren rahatsızlıklar kalp hastalıkları, beyinde ve genelde damar tıkanıklığı olarak isimlendirilebilir. Anju da amaç tıkalı damarın cerrahi müdahale ile açılmasıdır. Bir çok yöntemi bulunan bu operasyonun balon yöntemini mercek altına alacağız.

Balan anjusu tıkalı damarın açılması amacı ile amacı ile yapılmaktadır. Bu anju operasyonu esnasında hasta uyanıktır. Çok ince ve esneklik kabiliyeti yüksek olan özel tasarımlı tüp ile tıkalı damarda yolculuğa başlanır. Daha sonra anju operasyonunu gerçekleştiren hekim bu tüpün içerisinde klavuz tel yardımıyla balonu tıkanıklığın olduğu bölgeye yerleştirir. Çok dikkatli ve kontrollü bir şekilde balon şişirilir gerekli incelemeler yapıldıktan sonra balon çıkartılır ve tıkanılık açılmış olur. Bu anju operasyonu yaklaşık olarak yarım saatte tamamlanmış olur. Anju olan hastaya eğer ilaç tedavisi uygulanmayacaksa bir sonraki gün hasta taburcu edilir.

ANJU SONRASI …

Anju şu anki teknolojilerle çok kolay ve kısa bir operasyon olmasına karşı, anju operasyonu geçiren hastanın dikkat etmesi ve kendini koruması gereken bazı önemli noktalar vardır. Bu önemli noktaları anju operasyonunun nereden yapıldığına bakarak özelleştirebiliriz. Eğer anju operasyonu el bileğinden yapıldıysa anju sonrası hasta eliyle çok fazla iş yapmamalı ağır bir cisim kaldırmamalıdır. Eğer anju operasyonu kasık bölgesinden yapıldıysa hastanın yattığı yerden kalkarken dikkatli olması hatta birinin yardımını alarak kalkması gerekmektedir. Anju olan hastanın yakınları da bu konuda hassas davranıp anju operasyonu geçiren hastanın çok fazla ayakta kalmasına izin vermemeleri gerekmektedir.

Anju sonrasında hastanın anju yapılan bölgesinde şişmeler olabileceği anlatılmalıdır. Bu şişmeler çok tedirgin edici olmamalı ve anju operasyonu geçiren hasta tarafından doğal karşılanması sağlanmalıdır.

Anju sonrası hastada ağrılar da olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu gi durumlarda hastaya doktorun tavsiye ettiği ağrı kesici verilebilir. Eğer bu ağrılar çok şiddetli oluyorsa ve hastanın aşırı kanaması var ise hemen doktorunuza başvurmaktan çekinmeyin.

Anju sonrası beslenme

Aslında kalp krizini ve kalp krizi belirtilerini nasıl azaltmamız gerektiği konusunda incelediğimiz doğru beslenme kavramı yaklaşık olarak aynı şekilde uygulanabilir. Yalnız anju olan hasta anju sonrasın da çok katı yemekler yememeli ve yağlı besinlerden uzak durmalıdır. Özellikle sıvı miktarını çok büyük ölçüde sudan karşılamalı ve yaklaşık olarak günlük 3 litre su tüketmelidir.

Ayrıca anju sonrasında hastanın kesinlikle sigara ve alkol kullanmaması da anju operasyonu sonrası hastanın kendini daha kolay toparlaması adına mutlaka uyulması gereken kurallar arasındadır.

Anju operasyonu geçiren hastaların en çok şikayet ettiği bir meselede anju yapılan bölgelerin morarmasıdır. Bu doğal karşılanmalı ve anju esnasında zarar gören dokunun bu tip bir tepki vermesi normaldir. Ufak bir kan testi için kan alındığında bile bu tür morluklar görülebildiğini biliyoruz.

Stent yerleştirme operasyonu

Stent yerleştirme operasyonu balon anjusu sonrasında yeterli damar açıklığına ulaşılamadığında veya damarda yırtık veya çaylak meydana geldiğinde uygulanır. Anju operasyonundan çok farlı değil aynı şekilde uygulanır . Tek fark silindirik yapıdaki tel kafesi andıran stent balon üzerine yerleştirilir ve balonun şişirilmesi ile stent damar çeperine monte edilir. Bu sayede damar yolu açılmış ve kalp krizi olan bölgeye kan iletimi sağlanmış olur.

Stentlerin çeşitlerinden bahsedecek olursak. Yalın metalden oluşan stentler anju operasyonunu takip eden yaklaşık bir ay içerisinde vücut tarafından doku ile kaplanır ve ömür boyu vücutta kalır. Eriyebilir stenler de günümüzün teknolojisinde mümkün olan yapılardır. Bu stent çeşidi işe anju operasyonu takip eden 9 ay içerisinde eriyip kaybolmaktadır.

Bu balon anju ve stent anju operasyonlarının başarı oranları tahmin ettiğinizden ve korktuğunuzdan daha yüksektir. Bu anju operasyonlarının başarı oranı % 95 üzerindedir.

Bypass Ameliyatı

Öncelikle bypass ameliyatından bahsedecek olursak, kalp krizi olmasına neden olan kalbi beslemesi gereken fakat bunu başaramayan damarın. Vücudun göğüs arteri,bacak toplar damarı ve kol arteri gibi yedekli sistemin bir parçası olan damarları yeterli uzunlukta alarak kalpte tıkalı olan damara köprüleme yapılarak kalp krizi bölgesinin kanlanması sağlanır.

Bypass ameliyatı hangi durumlarda tercih edilir ?

Eğer tıkalı olan damarın birden çok bölgesinde tıkanıklık var veya daha önce yukarıda bahsettiğim anju yöntemlerinden olan balon ve stent takılması operasyonları daha önce yapılmış fakat yeterli düzelme olmamış veya tekrardan tıkanma olmuş ise bypass tercih edilir.

Bypass ameliyatı nasıl gerçekleştirilir ?

Bypass ameliyatı çok nadir durumlarda hastada yaşanabilecek komplikasyonlara göre kalp çalışırken yapılır. Genellikle bypass ameliyatı kalp durdurularak gerçekleşir. Burada aklınıza kalp durduğunda vücuda ve beyine kan nasıl pompalanıyor, nasıl kan iletim sağlanıyor, benden nasıl canlı tutuluyor gibi sorular gelebilir. Elbette durdurulmuş kalpte bypass ameliyatı yapılırken vücudun diğer fonksiyonlarının yerine getirmesi sağlanıyor. Bunu kalbiniz yerine yapan özek cihazlar mevcut bypass ameliyatı esnasında kalbinizin görevini bu cihazlar gerçekleştiriyor. Ameliyat sonrasında ise kalp tekrar çalıştırılarak yaşamsal faaliyetleri üstlenmesi sağlanıyor.

Bypass ameliyatı sonrası iyileşme süreci

Bypass ameliyatı sonrasında hasta daha önceki yaşam tarzını kökten değiştirmesi gerekebilir. Bu değişim yeme içme düzeninden tutunda günlük yapılan aktivitelere kadar bir çok şeyi kapsamaktadır. Bypass operasyonu uygulanan hastalar genellikle bypass operasyonunu takiben 5 gün içerisinde taburcu edilir. Yaklaşık bir aylık bir sürenin ardından bypass operasyonu geçiren hasta günlük ev aktivitelerini ve ofis tarzındaki iş aktivitelerini yerine getirebilecek düzeyde iyileşmeye kavuşur

Bypass ameliyatını tekrarlamak gerekir mi ?

Bypasss ameliyatı olan hastaların ve hasta yakınlarının akıllarındaki diğer bir soru ise bu ameliyat kesin çözüm mü? tekrardan damar tıkanıklığı oluşur mu ? Tarzındaki sorulardır. Bu konuda kesin bir süre olmamakla birlikte 10 yıl veya daha fazla bir süre içerisinde bypass ameliyatını tekrarlamak gerekebilir. Bu süreyi bypass ameliyatı olan hastanın kalbini ne kadar sevdiği ile alakalıdır. Beslenme alışkanlıkları, aktiviteler ve yaşam tarzı bu süreyi belirleyen en büyük etkendir.

Bypass ameliyatı riskli bir ameliyat mıdır ?

Bypass ameliyatının risklerine değinecek olursak. Bu risk faktörleri kişiden kişiye değişmektedir. En önemli nokta ise kalp kasının ne derece güçlü olup olmadığı ile ilgilidir. Daha önce birçok kriz geçirmiş ve farkı kalp hastalığı olan insanlarda risk oranı artmaktadır. Bypass ameliyatını etkileyen risk faktörlerini maddeler halinde sıralayacak olursak,

  1. Hastanın yaşı: Bypass ameliyatı olacak hastanın yaşı ne kadar ileri düzeydeyse risk oranı ona paralel olarak artmaktadır.
  2. Hastanın cisiyeti: Hastanın cinsiyeti tıpkı kalp krizi görülme ihtimali yüksel olan insanlarda olduğu gibi burada da karşımıza çıkıyor. Yapılan araştırmalarda kadın hastaların bypass ameliyatında daha başarılı sonuçlar alındığı görülmektedir.
  3. Bypass ameliyatı olacak hastanın daha önce kalp rahatsızlığından dolayı kalp kaslarında güçsüzlük olup olmadığı da bypass ameliyatı risklerini etkileyen önemli bir etkendir.
  4. Bypass ameliyatı öncesinde hastanın kalp kapakçıklarıyla ilgili herhangi bir sorunu olup olmadığı da değerlendirilir ve riskler buna göre hesaplanır.
  5. Bypass ameliyatı yapılacak hastanın kan dolaşımı sistemi ile ilgili problemi aşikar lakin vücudun farklı sistemlerinde örnek vermek gerekirse solunum sisteminde bir sıkıntı mevcut ise, riski artıran bir etmen olarak göz önünde bulundurmak gerekir.

Günümüzde yaşam tarzımıza bağlı olarak çok sık karşılaştığımız bu kalp krizi üzerine yazdığım yazıyı sabırla okuyarak kendinize ve çevrenizdeki potansiyel risklere karşı bilinçli bir birey olduğunuzu düşünüyorum.

Kalbinizin her an aynı coşkuyla atabilmesi dileğiyle….

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER