Gündem Postasi

Nasıl Ebeveyn Olunur

Nasıl Ebeveyn Olunur
04 Haziran 2018 - 18:41 'de eklendi ve 80 kez görüntülendi.

Cenin anne karnına düştüğünde başlar ebeveynlik serüveni ve ölene kadar devam eder. Hepimiz çocuklarımız doğduğu andan itibaren “mükemmel” anne ve baba olmaya gayret ederken; bir yandan da onların “mükemmel” yetişkinlere dönüşmesi için çabalar dururuz. Özgüveni yüksek, sevgi dolu, saygılı, zeki ve başarılı insanlar “yaratma” sanatı olan bu hem zor, hem de çok keyifli serüvende biz ebeveynlere son yıllarda birçok yöntem, araştırma ve teori eşlik ediyor. Her ne kadar iç sesimize güvensek de psikolog ve pedagogların çocuk eğitimiyle ilgili görüş ve kitaplarını sürekli takip ediyor, en çok konuşulan çocuk yetiştirme yöntemlerini kendimiz üzerinde uygulamaktan vazgeçmiyoruz. Hurafeler ve çeşitli inançlar doğrultusunda, içgüdüleri ve hormonları izinde, çevrenin yardımıyla çocuk büyüten atalarımızın aksine; içinde yaşadığımız “Bilgi Çağı”nda okuyup araştırıyor ve çocuklarımızı en iyi “yöntem” ışığında eğitmek istiyoruz.

Amerikalı çocuk doktorları William ve Martha Sears’m ortaya attığı “doğal ebeveynlik”

(attachment parenting) kavramı yepyeni bir yöntem gibi görünse de, aslında anneyle bebeğin ilişkisini güçlendirmek, ikisi arasındaki bağı kuvvetlendirmek gibi temel amaçlarla bizi tekrar kendimize güvenmeye, iç sesimizin izinde çocuk yetiştirmeye davet ediyor.

BEBEĞİNİZİ ÜÇ SAATTE BİR DEĞİL; AĞLADIĞINDA EMZİRİN!

William ve Martha Sears, Doğan Kitap’m Türkçeleştirdiği aynı adlı kitaplarında şöyle tanımlıyorlar doğal ebeveynliği: “Her şeyin ötesinde
“Doğal ebeveynliğe kuralları olan bir yöntem diyemeyiz. Daha çok adımlar. Ebeveynin içgüdüleri çocuğunun ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağıyla ilgili her şeyi söyler aslında. Ancak bunun için hamilelikten itibaren bebekle bağ kurmak önemli. Annenin yanında yatan, kucağında olan, bebek askısında taşınan bebeğin her tür ihtiyacını annenin hissetmesi çok güzel. Doğal ebeveynlik, anne-bebek, baba-bebek arasındaki bağı destekleyen ve ebeveynlere içgüdülerini dinlemelerini öneren doğal bir çocuk büyütme modeli Bebeğin sinyallerine açık bir ebeveynlik.
Bebeğin her ihtiyacında anne onu kucağına almalı tabii ki. Ancak bebeğin gelişim süreçlerinde onun hiçbir şeyi yapmasına izin vermeyecek kadar her şeye müdahale etmesi ve bebeği için hayatı aşırı derecede kolaylaştırması sorun yaratabilir. Bebeğin yerde sürünmeye başlamasıyla, ulaşmak istediği topa doğru emeklerken ebeveynin topu önüne yaklaştırması doğru değil mesela.
Ebeveyn kendi ihtiyacıyla çocuğun ihtiyacı arasındaki dengeyi bulmayı öğrenmeli. Çünkü sadece kendi ihtiyacı derse de, bu sefer ebeveynin kölesi olan çocuklarla karşı karşıyayız demektir.
Ne önce çocuk, ne önce ben; önce biz! Çünkü bu, her bireyin hakları olduğunu destekleyen bir yaklaşım. Anne baba arasındaki ilişki önemli bir modelleme, çocuk her şeyi bu dinamikten öğrenir. Annesini babasının gözünden, babasını annesinin gözünden görmesi gibi. Anne ve baba bir ekip ve buradan çocuğu destekliyorlar.

BEBEĞİN İHTİYAÇLARIYLA İSTEKLERİNİ AYIRABİLMEK

Bebeğiniz ağladığında çevreden “Kucağına alma, sonra hiç inmez”, “Bırak ağlasın, kendi kendine susar” gibi cümleler sıkça duymuşsunuzdur. Doğal ebeveynlik, bebeğin ağlamasını bir aldatmaca değil; bir iletişim şekli olarak kabul ederken, annelere özellikle ilk aylarda onu ağlamaya bırakmamalarını ve hızla cevap vermelerini öneriyor. William ve Martha Sears, “Doğal Ebeveynlik” adlı kitaplarında, “Ağlamaya bırakılan bebekler daha az ağlamaz, bilakis daha şiddetli ağlarlar; ebeveynlerine daha yapışkan olur ve bağımsız hale gelebilmeleri uzun sürer” diye anlatıyorlar. Önemli olan bebeğin ihtiyaçlarıyla isteklerini ayırabilmektir ki; bebekle güçlü bir bağ kuran, onu iyi tanıyan anne bunu kolaylıkla başarır. Uç yaşındaki çocuğunun bas bas ağlamasının, bir ihtiyaçtan ziyade istediğini yaptırmak için olduğunu bilir.

NASIL BİR DİSİPLİN ANLAYIŞI

İhtiyaçlarla istekleri ayırmak, son yıllarda anne babalarına her istediğini yaptıran çocuklara nasıl davranmak gerektiği sorusunu gündeme getiriyor. Doğal ebeveynlik anlayışına göre, doğdukları andan itibaren ihtiyaçlarına cevap vermeyi bilen ebeveynlere sahip olan bebekler, anne babalarına güvenmeyi öğrenirler. William ve Martha Sears, “Doğal ebeveynlik itaate de teşvik eder. Çocuğunuz dünyayı onun bakış açısıyla görebildiğinizi bildiği için sizin görüşlerinizi kabullenmeye daha açık olur. Size güvenir, koyduğunuz sınırlatın mantığını daha kolay benimser. Aradaki ilişki yeterince güçlü olursa, en inatçı çok doğal ebeveynlik, bebeğinizin bireysel ihtiyaçları karşısında zihninizi ve kalbinizi açık tutmak ve her ikiniz için de işe yarayacak kararları alırken çocuğunuzla ilgili bilgilerin size yol göstermesine izin vermektir. Basit bir tanımla doğal ebeveynlik, bebeğinizin verdiği sinyalleri okuyabilmeyi ve bunlara uygun şekilde cevap verebilmeyi öğrenmektir.” Kısaca, çocukla anne arasında güçlü ve sağlıklı bir bağın varlığı üzerinde temellenen doğal ebeveynlik, öncelikle emzirmeye büyük önem atfediyor. Ancak çoğu doktor ve uzmanın “Uç saatte bir emzirin” gibi didaktik söylemleri yerine annelere, “Bebeğiniz ağladığında emzirin” önerisinde bulunuyor. Zaten göğsü şişen ve sızan anne emzirme vakti geldiğini anlar.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER