Gündem Postasi

Vücut Kırıkları Hakkında Bilgi

Vücut Kırıkları Hakkında Bilgi
06 Haziran 2018 - 14:35 'de eklendi ve 70 kez görüntülendi.

Evde kırık çoğunlukla düşmelerle olur. Bazan, merdivenlerden yuvarlan­mak gibi hallerde daha önemli kırıklar görülebilir. Kırık tedavisi olarak bu bö­lümde bahsedeceğimiz girişimlerin,

hekim tedavisine gidecek zaman süre­sinde tatbik edilebileceğini, bunun ke­sin bir tedavi olmadığını hatırdan çı­karmamalıyız.

AYAK KIRIĞI

Bu tür kırık ayak üzerinden ağır bir vasıta geçtiği veya insan yüksekten at­ladığı hallerde olur. Çoklukla be­raberinde yara da bulunur. Ayak nor­mal şeklini kaybetmiş, içe veya dışa doğru dönmüştür. Hasta ayağının üze­rine basamaz.

İLK YARDIM : Eğer yara varsa, ayak­kabı dikkatle çıkarılır ve pansuman ya­pıldıktan sonra bir sargı ile sıkıca sarı­lır. Büyük şekil bozukluğu yapan kı­rıklarda ayağın iki yanına tahta parça­larından destekler koyduktan sonra sarmak lâzımdır. Eğer açık yara yoksa, hasta, ayakkabı çıkarılmadan üzerin­den sıkı bir bandaj yapıldıktan sonra taşınır

BACAK KIRIKLARI

Bu kırıklarda ağrı, hareket eksikliği ve şekil bozukluğu ile kendini belli eder. Bazan açık yaradan kemiğin ucu dışarıya çıkar. Bazan bacaktaki cift ke­miklerden dışta olanı kırıldığı halde, bulgular pek kesin olmadığı için fark edilemez. Hasta bileğini incittiğini zanneder. Eğer bir şüphe varsa bunu kırık olarak kabul etmeli ve ilk yardımı da ona göre yapmalıdır.

İLK YARDIM : Eğer yara varsa usulü­ne göre pansuman yapılır. Sonra ba­caklar evvelce anlatıldığı gibi, birbirine bağlanır. Ancak hastane çok uzak ise kırık  bacak  diğerlerinden ayrı olarak bir uzun tahta veya sopa üzeri­ne tesbit edilmelidir.

DİZKAPAĞI KIRIĞI

Bu çok defa bacak kaslarına bağlı olan tandonların (bağların) çekmesi sonucu kırılır. Hasta ayakta duramaz ve yürüyemez.

İLK YARDIM : Bacak kaldırılır ve al­tına bir tahta veya sopa konur, ayak­tan çekerek bu sopanın üzerine sargı ile tesbit yapılır. Diz kapağı üzerine so­ğuk suya batırılmış bez konulması fay­dalıdır.

KALÇA KIRIKLARI

Bacak kalça bölgesinde kırıldığı zaman, her kırıkta olan bulgular, ağrı, şekil ve görev bozukluğu kendini belli eder. Çoğunlukla kırık ayağın diğerin­den daha kısa olduğu, ayağın içe veya dışa doğru döndüğü görülür.

Eğer bacak kemiğinin kalça ekle­mine takılı olan ucu boynundan ayrıl­mışsa yukardaki bulgular mutlaka var­dır. Gerek ağrı, gerek kan kaybı dola­yısıyla şok da görülebilir.

Acele hastaneye kaldırmak imkanı varsa, hasta sedye, eğer yoksa bir bat­taniye içinde nakledilir. Eğer nakil işi uzayacaksa, bacaklar arasına ince pa­muk yastıklar konulduktan sonra her iki bacak birbirine tesbit edilir. Bu şekilde birbirine sargı ile bağlanan bacaklar, sağlam tarafın desteğiyle ko­lay taşınabilir hale gelirler. Kırık baca­ğın tesbiti için baston veya sopalar da kullanılabilir.

KOL KIRIKLARI

Kolun herhangi bir noktada kırılması, o noktada ağrı, şekil bozukluk­ları ve hareket güçlüğü ile kendisini belli eder. Bazı hallerde kırılan kemi­ğin ucu, deriyi yırtarak, dışarıya çıkar.

İLK YARDIM : Kırılan kol, daha önce bilek kırıkları bahsinde belirtildiği gibi, omuza asılır. Kırılan yer şekil bozuk­luğu ve anormal açı yapmayacak şekil­de pamuk yastıklarla tesbit edilir.Ayrıca yara varsa, evvelce anlatılan genel yara tedavisi esaslarına göre iş­lem yapılır. Şiddetli kanama varsa ban­daj tatbiki gereklidir.

BELKEMİĞİ KIRIKLARI

Belkemiği kırıkları yüksekten düş­me sonucu olabildiği gibi, trafik kaza­larında da görülebilir. Kırılma esnasın­da, Kemiğin içinde bulunan omuriliğin yaralanması mümkündür, hatta çoğun­lukla böyle olur. Eğer omurilik yara­lanmışsa, belkemiği kırıklarını anla­mak zordur. Hasta, çok defa sadece belindeki ağrılardan bahseder. Hastaya gereken önem verilmezse kaza sırasın­da yaralanmayan omurilik bazan taşın­ma sırasında parçalanır. Bu büyük bir talihsizliktir. Hastaya yardım etmek is­terken onu belden aşağı felçli hale ge­tirmemek için, bel ağrısı olanlarda kırık varmış gibi yumşak hareket etmekte fayda vardır.

Eğer omurilik yaralanmışsa, hasta, kırığın altında kalan organlarında his­sizlik, ve hareket bozukluğu olduğunu farkeder. Ellerini oynatabildiği halde, bacaklarını hareket ettiremez.

İLK YARDIM : Yukarda bahsedilen nedenlerle hastayı hareket ettirmemek ve ilk yardım personelinin gelmesini beklemek doğru olur. Mecbur kalınır­sa, hasta sedye ile ve dikkatle kaldırıl­malı, kesinlikle belinin bükülmesine, oturmasına ve dönmesine izin verilme­melidir.

ALT ÇENE KIRIĞI

Bu tür kırık tek taraflı ve iki taraflı- olabilir, ağız içinde yara bulunabilir. Şekil bozukluğundan dolayı hasta konuşamaz. Ağız içinde kanayan bir yara olup olmadığı kontrol edildikten sonra ağız kapatılır ve sargı ile tesbit yapılır.

KAFA KIRIKLARI

Bu tür kırıklar çok defa çarpışma halinde şahsın başını sert bir yere vur­ması ile ortaya çıkar. Eğer şahıs yol­da giderken bir arabanın çarpmasına uğramışsa, kafatası kırığı çok defa ba­şı yere vurma sonucu meydana gelir.

Kafatası kırıkları çoğunlukla öldü­rücü ve beraberinde birçok problemleri de getiren karışık bir durumdur. Yapı­lacak bütün işlemler hastane ile ilgili olduğu için, hastanın örselenmeden hastaneye götürülmesinden başka yapı­lacak “ilk yardım” yoktur.

Kafatası kırıklarının en önemli ve öldürücü olanı kafa kaidesi kırıklarıdır. Bu arada kulaktan da akıntı olabilir. Gözlerin etrafında gözlük şeklinde mo­rarmalar olur. Eğer kırık tepede veya yanlarda ise biraz daha ümitli sayılabi­lir. Kafatası kırıklarında, kafa derisi üzerinde yara varsa, yaralanmalar bö­lümünde belirttiğimiz gibi hareket edi­lir. Kafa derisi çok kanar. Buna müsaa­de etmemeli ve basınçlı bandaj yapıl­malıdır.

KÖPRÜCÜK KEMİĞİ KIRIKLARI

Bu kemik de aşağı yukarı bilek ke­miğinin kırıldığı mekanizma ile kırılır. Kol üzerine düşünce omuza yüklenen kuvvet klavikula (köprücük) kemiğini kırar. Kemik kırılınca birbirinin üzeri­ne biner. Elle yoklandığı zaman bu uçlar hissedilir. Hastaların karakteris­tik bir duruşu vardır. Hastanın kafası omuzuna doğru eğilmiştir. Kolunu kullanmaz, sağlam eli ile kolunu bile­ğinden tesbit ederek gezer.

TEDAVİ : Kırılan kemiğin hareketine mani olmak için kolu göğüs üzerine tesbit etmek lazımdır. Koltuk altına ufak bir pamuk yastığı konduktan son­ra, bir üçgen bandaj ile evvelâ kol göğüse bağlanır. Sonra ayuç içi göğüse yapaşacak şekilde, dirseği de içine alan diğer bir üç köşe bandajla kol sağ­lam omuza bağlanır. Bu şekilde hasta, hastaneye gidebilecek hale gelmiştir.

BİLEK KIRIĞI

Ayağı kırılan kimse yere düşerken ellerini uzatarak bir çeşit savunma ya­par. İşte bu sırada vücudun bütün ağır­lığı bilek üzerine binmektedir. Bilek, bu güç altında tam dengesini bulamaz­sa öne veya arkaya bükülür ve kırılır.

Kırıkta genel olan bulgular, şişlik, hareket güçlüğü, ağrı ve kırık uçların birbirine dokunurken çıkardığı ses ve şekil bozukluğu burada da vardır. Has­taya ızdırabı kırık olan uçlarını oyna­tan hareketler vereceğinden, ilk iş ola­rak bu bölgeyi istirahate almak lazım­dır. Bunun için üç köşeli bandajlarla kolu askıya almalıdır. İşlem sırasında kırık uçları birbirinden daha ziyade ayırabilecek sert hareketlerden sakı- nılmalı, hele şekil bozukluğu varsa onudüzeltmeye kalkışmamalıdır. Kırıklar­da uçlar, bazan birbirinden ayrılmaz, dolayısıyla tedavisi kolaydır. Eğer ehil olmayan eller işe karışırsa, artık uzmanların bile düzeltilemeyeceği kötü durumlar ortaya çıkabileceğinden, sa­dece tesbit ile yetinmek doğru olur.

KABURGA KIRIKLARI

Evde kaburga kemiklerinin kırılma­sı, özellikle masa ve sandalye kenarları­na göğüsle düşüldüğü hallerde ortayaçıkar. Hasta, göğsünü çarptığı yerde çok şiddetli bir ağrı duyar. Bu ağrı nefes alırken, öksürürken veya yatakta bir tarafa dönerken artar. Deri üzerine sıyrıklar ve morarma görülebilir.

TEDAVİ : Çok zahmetli olmakla be­raber tehlikeli kırıklardan sayılmaz. Çok defa, yapılışları gereği, kırık uçlar birbirinden ayrılmaz. Eğer elle muaye­ne edilirse kırık uçların birbirlerine değmelerinden hasıl olan çatırtı işitile­bilir. Yapılacak iş, bütün kırıklarda ol­duğu gibi, kırık organın istirahatinin sağlanmasıdır. Evvelâ göğsün o taraf­taki kolu hareket ettirmemelidir. Kolu hareket ettiren kaslardan bir kısmı gö­ğüs kafesine bağlı olduğu için bu sıra­da ağrıya sebep olabilir.

Diğer taraftan göğüs kafesinin tam bir istirahate sevkedilemeyeceğini dü­şünmek lâzımdır. Bilindiği gibi göğüs kemikleri ve onları birbirine bağlayan kaslar her solunumda hereket ederler.

Solunumu durduramayacağımıza göre tam istirahat mümkün değildir.

Fakat yine de uzunca bir havlu ile göğsünü sararak kırık olan tarafın ha­reketini sınırlamak fayda verir. Böyle bir sargı hareketi smırlamalı fakat ağ­rı uyandıracak veya solunumu kısacak kadar sıkı olmamalıdır. Hastaya ağrı ke­sici ilâçlar vermeli ve hastaneye ulaş­tırılmalıdır.

Bazı hallerde, kaburga kemiklerinin kırık uçları içeri doğru dönerek ak­ciğeri yaralayabilirler. Böylece yaralı akciğer dokusundan nefes yollarına ge­çen kan öksürükle hastanın ağzından çıkar. Bu olay sık sık öksürüğe kırık o- lan tarafa doğru hafifçe dönerek yatı­rılır, yaralı olan taraf nisbeten rahat et­tirilir. Sağlam akciğer solunuma kolay­lıkla devam eder. Bir süre dinlendiril­dikten sonra hastaneye başvurulmalı­dır.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER