Gündem Postasi

Zehirlenme Belirtileri Çeşitleri Ve İlk Yardım

Zehirlenme Belirtileri Çeşitleri Ve İlk Yardım
06 Haziran 2018 - 18:32 'de eklendi ve 46 kez görüntülendi.

Zehirler, bazan ufak miktarlarda, bazan da fazla alındıkları zaman vücu­da zarar veren çeşitli bileşimde madde­lerdir. Bazı ilâçların çok küçük dozları tehlikeli zehirlenmeler yapabildiği hal­de, örneğin bir saat içinde arka arkaya içilen beş duble viski de insanı zehirle­yebilir… Şu halde zehirlenmelerde alı­nan maddenin mutlaka yabancı olma­sının zorunu yoktur. Alışkın miktarlar dışında her besin zehir etkisi gösterebi­lir.

ZEHİRLENMELERDE İLK YARDIM

Zehirlenmelerde ilk yardımın esası

şöyledir :

1—Yutma yoluyla alman zehirler­de hasta mutlaka kusturulmalı- dır. Bunda, sadece kuvvetli ya­kıcı maddelerle olan zehirlen­meler hariç tutulmalıdır.

2—Solunum durmuşsa sun’i solu­num yapılmalıdır.

3—Uyku hali ve halsizlik varsa sı­cak ve koyu kahve içirilmeli­dir.

4— Her zehirlenme olayında tehli­ke geçmiş gibi görünse dahi he­kime haber verilmelidir.

5— İçilen veya yutulan maddeden ar­tan Kısım mutlak saklanmalı ve hekime gösterilmelidir. Tedavi alınan ilacın ya da zehirin cin­sine göre yapılacağından, bu bazan çok yararlı olabilir. Eğer ortada artık madde yoksa, has­ta bir miktar kusmussa, bu kusmuk da doktorun görmesi için saklanmalıdır.

UYKU İLAÇLARIYLA ZEHİRLENME

Çok defa intihar kastıyla, fazla mik­tarda alınan uyku ilâçları ve ağrı kesici ilâçlar ciddi zehirlenmelere neden o- lurlar. Bu tür zehirlenmelerin belirtile­ri, derin uyku hatta koma, düzensiz so­lunum ve dudak morarması şeklinde­dir.

İLK YARDIM : Eğer içirilebilirse ko­yu bir kahve faydalıdır. Hasta ile ko­nuşmaya ve oyalayarak uyanık tutma­ya çalışılmalıdır. Ayrıca onu yürütme­ye çalışmakta yararlıdır. Herhalde he­kim yardımına ihtiyaç vardır. Eğer ilâ­cın yeni alındığı biliniyorsa, zorlayarak kusturmak yararlı olur.

MANTAR ZEHİRLENMELERİ

Belirtiler, kusma, ishal, kas kramp­ları ve akıl bozuklukları (cinnet) şek­linde ve yenildikten on saat sonra baş­lar.

En kısa sürede hastane tedavisi ge­rekir.

BESİN ZEHİRLENMELERİ

Bozulmuş besin yenildiği zaman görülen belirtiler sırası ile, bulantı, kus­ma, karın ağrısı, ve ishaldir. Besin her­hangi bir nedenle bakterilerle temasa gelince, çoğalan bakteriler zehirlerini besine verirler. Konserve edilmemiş be­sinlerde et, sucuk, pastırma ve kutu konservelerde bu tehlike her zaman vardır.

KORUNMA : Konserve kutularının alt ve üst kapaklarını herzaman kontrol ediniz. Kapakların içeriye doğru çök­müş olması gerektir. Eğer aksine ka­barmışsa ve açılırken hava çıkarsa bo­zulmuş demektir. Hele alışılmış koku­sundan başka bir koku varıyorsa kesin­likle yenilmemelidir. Zehirli mikroplar havasız yeri sevdikleri için besinlerin ortalarında veya iyi temizlenmemişkapların kuytu yerlerinde ürerler.

İLK YARDIM: Hastayı kusturmalı ve hemen hekime başvurmalıdır.

METAL ZEHİRLENMELERİ

Yukarda anlatılan organik zehirler gibi zehirli metaller de buhar ve duman halinde akciğerler yoluyla vücuda gire­bilirler. Kurşun, sanayide en çok kul­lanılan bir metalik zehirdir. Kurşunun hemen her bileşiği zehirlidir. Zehirli boya olarak sanayide kırmızı kurşun, beyaz kurşun, krom sarısı ve krom ye­şili isimleri altında kurşun bileşikleri kullanılır. Bu arada boyaları hazırlayan fabrikalarda, kurşun dökümü yapılan atelyelerde, matbaalarda,  porselen fabrikalarında,’ kablo ve boru yapılan işyerlerinde metal zehirlenmeler görü­lür.

Metal zehirlenmelerin belirtileri şöyledir : Kurşun vücutta yavaş yavaş birikir. Bunun için kurşun zehirlenme­si de uzun süre bu imâlatta bulunan in­sanlarda görülür. İştah azalması, karın­da sancı ve ağrılar, kabalık ve kansızlık görülür. Hasta renksizdir. Kadınlarda adet bozuklukları vardır. Gebe ise ço­cuk düşer. Diş etlerinde mavimsi leke­ler halinde kurşun toplandığı görülür. Zamanla zafiyet, felçler, mafsal ve baş ağrıları, ihtilaçlar meydana çıkar.

Civa, manganez, krom, arsenik de kurşun gibi zehirlemeler yaparlar.

KORUNMA : Kurşun ve diğer maden­lerle çalışanlar kısa sürelerle kan kont­rolleri yaptırmalı ve zehirlenmeyi ön­ceden farketmelidir. Özellikle diş etle­rindeki kurşun birikmeleri hemen dok­tora gitmek için işaret olarak kabul edilmelidir.

ERİTİCİ MADDELERDEN ZEHİRLENMELER

Sanayide kullanılan çeşitli madde­ler kolaylıkla buhar haline geçerler ve nefes yolu ile zehirlenmelere neden o- lurlar. Karbon tetra klorür, triklorati- len, tetrakloretilen “kuru temizleme” de kullanılan maddelerdir. Bu arada benzin, eter, aseton, etil alkol veya adi alkol de sayılabilir. Bir çokları ticari isimleriyle anıldıkları için bu listeyi uzatmakta fayda yoktur. Bütün bun­lar, kuru temizleme, çabuk kuruyan boya, vernik Vb. gibi lastik, ayakkabı ve deri sanayiinde, patlayıcı maddeler yapımında kullanılır. Trikloretilen leke silici olarak, metil alkol gazocaklarmda kullanılmak üzere mavi ispirto adıyla evlere de girmiştir.

Bu maddelerle zehirlenmelerin be­lirtileri şöyledir: Alkol sarhoşluğu gibi sarhoşluk belirtileri verir. Metilalkol körlük yapar. Uzun süre bu zehirlerle temasta olanlarda iştah azalması, ha­zımsızlık, güçsüzlük ve başağrıları görü­lür. Zamanla his sinirlerinde harabiyet başlar. Görme ve işitme kusurları, el ve ayaklarda hissiyat eksiklikleri meydana çıkar Bazı vak alarda cinsel güçsüzlük, ve başağrıları görülür. Zamanla his si­nirlerinde harabiyet başlar. Görme ve işitme kusurları, el ve ayaklarda hissi­yat eksiklikleri meydana çıkar. Bazı vak’alarda cinsel güçsüzlük, ruhi ger­ginlik, sarılık, kansızlık ve deride ufak kanamalar tesbit edilmiştir. KORUNMA: Fabrikalarda iş emniyeti ve sağlık kurallarına uyulmalıdır. Kötü kokular dikkati çekmeli, pencereler açık olmadıkça vernik ve boya yapıl­mamalıdır. Boya eritici maddeler sıcak­ta saklanmamalıdır.

İLK YARDIM : Hasta yutabiliyorsa koyu kahve içirilmeli, eğer şuur kay­bı varsa sun’i solunum yaptırılmalı­dır. En kısa zamanda hastane tedavi­sine başvurulmalıdır.

SİYANÜR ZEHİRLENMESİ

Laboratuvarlarda ve fotoğrafçılıkta kullanılan siyanür acı badem kokusun­da bir maddedir, içilir veya gazı kok- lanırsa ölüm ani olur. Eğer İçilen veya koklanan miktar fazla değilse kollaps, kas zaafı, kramplar ve nefes darlığı gö­lü r.

İLK YARDIM : Hastaya hemen oksi­jenli su, bildiğimiz pansuman oksijeni içirilir ve kusmaya zorlanır. Hasta kur­tulursa arıza bırakmaz.

ZEHİRLİ GAZLAR

Bazı iş kazalarında diğer gazlarla ze­hirlenmeler görülmüştür. Kükürtlü hid­rojen, kokmuş yumurta gibi kokar. Kibrit fabrikalarında, sun’i ipek, şeker ve bira fabrikalarında ve zamk imalat­hanelerinde bu tür zehirlenmelere rast­lanır. Ufak miktarları gözü ve burnu etkiler, salgıları artırır. Eğer solunum yoluyla fazla miktarda alınırsa, şuur kaybı ve boğularak ölüm olayı meyda­na çıkar.

İLK YARDIM : Karbon monoksit ze­hirlenmesindeki işlemlerin aynıdır. Ge­ride bir süre nezle, konjuktivit (göz kı­zarması) ve baş ağrısı bırakır.

KARBONMONOKSİT (KÖMÜR VE HAVAGAZI) ZEHİRLENMESİ

Havagazı ve yanmamış kömürün çı­kardığı gazların zehirli maddesi Kar- bonmonoksit gazıdır. Kokusuz olan bu gaz, havagazında diğer gazların karış­masıyla kokulu hale gelmektedir. Bazı hallerde başka bir odada çıkan gaz du­varın çatlak bir yerinden geçerken ko­kusunu kaybetmekte ve kendini belli etmeden zehirleyebilmektedir.

Karbon monoksit yanmış olup da yeteri kadar hava almayan her ocak ve mangalda teşekkül edebilir. Şömineli odalarda, eğer baca kısmen tıkalı ise yine zehirlenme görülebilir. Yine çok görülen bir zehirlenme şekli ,de motor­lu araçların ekzos gazlarının neden ol­duğu zehirlenmedir. Eğer kapalı bir ga­rajda araba çalıştırılırsa ve kışın pen­cereleri kapalı bir aracın ekzosu de­likse, gaz döşemeden sızarak zehirlen­meye neden olur. Kışın kaloriferi ça­lıştırılan arabalarda bir iki camın az miktarda açık tutulması yerinde bir tedbirdir.

Ülkemizde en çok zehirlenme şekli, tam yanmamış mangalların ve likit gaz ocaklarının içeri alınmasından ileri gelmektedir. Bu arada uyuyan bir kimse çıkan gazın etkisiyle bir daha uyanmamaktadır.

Hangi şekilde olursa olsun karbon monoksit zehirlenmelerinin belirtileri aynıdır. Önce baş ağrısı vardır. Bunu ruhi şaşkınlık, bulantı ve kusma takip eder. Bu şaşkınlık esnasında kendini kurtarmaya gelenlere saldıranlar görül­müştür. Hasta halsizdir. Zehirlendiği­nin farkındadır. Ama buna karşı birşey yapmak, mesela pencereyi açmak ister, fakat yapamaz. Zaman ilerledikçe şuur kaybolur. Uyuşmalar, felçler ve solu­num güçlüğü başlar. Kana geçen kar­bon monoksit, kanı parlak kırmızı ren­ge boyadığı için hastanın vücudu çi­lek rengi gibi pembeleşir. Eğer olay uyku sırasında cereyan ediyorsa pem­beleşme dışında elbette bunların hiç­biri olmaz, insan uyanmadan ölür gi­der.

İLK YARDIM : İlk iş hastayı temiz ha­vaya kavuşturmaktır. Eğer solunum durmuşsa uzun süre sun’i solunum yaptırılmalıdır (sun’i solunum bölümü­ne bakınız). ..Hemen oksijen vermek gerektiği için hastaya sun’i solunum yaptırıp hastaneye nakletmelidir. Eğer bunlar vaktinde yapılırsa hasta kurtu­lur. Birkaç gün süren baş ağrısından başka bir belirti bırakmadan geçer.

ALKOL ZEHİRLENMESİ

Alkol zehirlenmesini, az miktarda alkolü besin olarak kabul edebileceği­miz için, aşırı miktarları zehir olan maddeler sınıfına sokabiliriz. Aslında alkol vücutta besin olarak yanar. Eşit miktardaki şekere oranla bir misli fazla kalori verir. Fakat düşüncesizce içilen fazla miktarda alkolü takiben uyuyan insanın uyanmadığı az görülen olaylar­dan değildir. Bunun belli bir miktarı yoktur. Ne kadar içilebilir veya ne ka­dara alışıktır? Bunun belli bir ölçüsü yoksada, bir bakıma kişinin kilosu ile ilgili sayılabilir.

Alkol zehirlenmesi kendini, başdön- mesi, bulantı, kusma ve denge bozuk­luğu şeklinde belli eder. Ciddi vak’a- larda çift görme, tansiyon düşmesi ve kan dolaşımında bozukluk başlar ve ölümle sonlanır.

Bazı kimseler az miktarda alkolle bile uyarılırlar. Normal bir kimse için çok az sayılabilecek miktarlarla bile sarhoş olabilen bu şahıslarda bir alkol zehirlenmesi varsa da buna alkolizm denemez. ^Fakat, evvelce kontrollü ve sakin bilinen şahıs birdenbire bu den­geyi kaybeder. Yaptığı hareketlerinin farkında olmadığı gibi, sonradan bunu hatırlamaz. Bu bulgular alkolün bir si­nir zehiri olduğunu göstermektedir. Evvelâ beyindeki yüksek merkezler al­kolün tesiri altına girerler. Kendi ken­dini kontrol gücü bozulur. Bazan ta­mamen ortadan kalkar. Adeta psikolo­jik bir deprem içerisindedir. Sosyal kontrolleri kalktığı gibi hafızası da kaybolmuştur. Alkol ona sorumsuz­luk hissi getirmiştir. Ancak bunu tek başına alkole bağlamak da pek doğru değildir. Alkolün yanısıra hastanın ki­şiliğine, onun evvelce geçirdiği yaşan­tıya ve içine attığı eski arzular ve komplekslere de bağdır. Tabloya biraz da normal halde frenlediği hisler ku­manda edecektir.

Alkolün çok tehlikeli etkilerinden bir grubu da alkoliğin besinine yaptığı zararlardır. Alkolün vücutta bir besin olarak kullanıldığını söylemiştik. Faz­la miktarda alınınca, besin ihtiyacı aza­lır. Mideye yaptığı etkiyle iştah kay­bolur. Buna parası az olan alkoliklerin besine para ayıramıyacaklarını da ekle­mek lâzımdır.

İşte bu etkenler bilhassa protein alimini azaltır. Bu da, özellikle yıllarca alkol alındığı hallerde karaciğere zarar verir. Alkolün dokularda yanışı ve kul­lanılışı esnasında büyük miktarda Bı vi­tamini kullanılır. Besini muntazam ol­mayan bu insanlarda Bı vitamini alımı da az olacağı için sinir dokularında ve doğrudan doğruya beyine harabiyet meydana gellir.

Eski alkoliği tedavi etmek ve alkol­den vazgeçirmek kolay değildir. Bir kadeh içki ihtiyacı bir çok önemli problem ortaya çıkarabilir. Sarhoşluk kısa süreli de olsa dertlerden, müşkül­lerden kurtulmak demektir. İçkiye alışmış olan insan ise, yaşamanın güç­lüğü ve hayat gailesinin problemleri ile karşı karşıya gelecek, dövüşecek güçte değildir.

Kısa süre içerisinde büyük miktarda alkol alan insan ciddi şekilde hastala­nır, şuurunu kaybeder. Bu durumda hekimin yardımına ihtiyaç vardır. Bu arada hasta sıcak tutulmalı, eğer ku­sarsa başı yana çevrilerek, mide muh­teviyatının nefes yollarına girmesine engel olunmalıdır.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER