Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın 37 yaşında hayatını kaybetmesi, siyaset dünyasında ve kamuoyunda derin bir üzüntü yarattı. Yaklaşık 12 gündür yoğun bakımda tedavi gören Durbay’ın vefatının ardından çok sayıda..

Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın 37 yaşında hayatını kaybetmesi, siyaset dünyasında ve kamuoyunda derin bir üzüntü yarattı. Yaklaşık 12 gündür yoğun bakımda tedavi gören Durbay’ın vefatının ardından çok sayıda taziye mesajı paylaşılırken, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin açıklaması dikkat çekti.
Durbay’ın yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Lal Denizli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yoğun bakım sürecinde Durbay ile yaşadığı son anlara değindi. Denizli, Durbay’ın bu süreçte dile getirdiği ve kendisini derinden etkileyen sözlerden birini kamuoyuyla paylaştı.
Paylaşımında duygu yüklü ifadeler kullanan Denizli, Gülşah Durbay’ın zor bir sağlık mücadelesi verirken dahi çevresine karşı sorumluluk duygusunu ve güçlü duruşunu koruduğunu vurguladı. Denizli’nin aktardığı sözler, Durbay’ın görev bilincini ve hayata tutunma çabasını son ana kadar sürdürdüğünü ortaya koydu.
Gülşah Durbay’ın vefatı, yalnızca Manisa’da değil, farklı siyasi görüşlerden birçok isim arasında da ortak bir üzüntüye neden oldu. Belediye başkanları, milletvekilleri ve parti temsilcileri yayımladıkları mesajlarda Durbay’ın genç yaşta verdiği mücadelenin ve kamu hizmetine olan bağlılığının altını çizdi.
Sevenleri ve yol arkadaşları, Gülşah Durbay’ı çalışkanlığı, samimiyeti ve insanlara dokunan belediyecilik anlayışıyla hatırlayacaklarını ifade ederken, Lal Denizli’nin paylaşımı vefatın ardından en çok konuşulan mesajlardan biri oldu.
Denizli’nin paylaşımında yer alan ifadeler şöyle:
“Gülüm’e dair…
‘Çok acıklı bir hikaye yazdık dimi…’ yoğun bakımda söylediğin son sözlerden biri bu oldu. Haklıydın ve biz annen ve babanla sessizce ağladık bu sözlerine.
Ayrı şehirlerden aynı yolun umudunda birleşti yollarımız. Yıllardır omuza omuza bir aydınlık gelecek aşkıyla arşınlıyoruz yolları. Yıllar içerisinde yol arkadaşlığımız önce dostluğa ardından kardeşliğe evrildi.
Hayatımızın en mutlu günlerini yaşadığımız günlerde, aldığımız kötü haberle yaklaşık 16 aydır ayrı geçirdiğimiz çok nâdir ânımız oldu Gülşah’la.
Bu hayatta gördüğüm en güçlü kadınsın sen Gülüm. İstatistikleri yerle bir eden, tüm ezberleri kendi doğrularınla bir bir deviren, doğruluğundan, dürüstlüğünden bir dakika olsun vazgeçmemiş hayran olduğum insansın sen. Ne söylüyorum diye gözlerini kocaman açıp, gözlerime bakardın çünkü sözlerimden ziyade duygumu görmeye çalışırdın. Sen savaşmak için, kafa tutmak için doğmuşsun ve tam da sana yakışacak şekilde savaşarak veda ettin bize.
Ne diyeceğimi, ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Kocaman bir boşluğa bırakılmış gibiyim. Verdiğin büyük savaşı seninle yürürken şimdi bir hiçliğin ortasında kaldım. Herkes bir şeyler diyor ama hiç birini duymuyorum ‘Lâlitom yine tıkadın kulaklarını bir tek beni duyduğun saatlerin başladı.’
Ah Gülüm… yüreğimin nasıl yandığını tarif edebilecek bir kelimem yok. Son anlarına kadar iyi ki hiç vazgeçmeden, sana seni ne kadar sevdiğimizi anlattım. İyi ki tuttum pamuk ellerinden. Kurduğumuz tüm ortak hayalleri şimdi bir bir senin adınla, senin ışığınla gerçekleştirmek düşüyor bize.
Çok eksiğim.
Rabbim seni cennetinin en güzel köşesine alsın.
Seni çok özleyeceğim canım kardeşim.
Seni çok seviyorum biriciğim.
Elim, elinde Gülüm.
Lâliton.”
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)